Güzin Ablaya mektuplar....
Güzin abla, ben 17 yaşında bir genç kızım. Benim bir sevgilim vardı. O da beni seviyordu. Bir gün telefonla ayrıldık. Ayrılmamızı birbirimize söylerken her ikimizde ağladık. Çünkü o da ayrılmayı düşünmüyordu, ben de.Ama sonradan öğrendim ki benim akrabam bir çocukla benim eski çıktığım çocuk ayrılmış. Ben daha önce başka bir çocukla çıkıyordum, ama onunla da ayrılmıştık. Çünkü hayatında başka birisinin olduğunu öğrenmiştim. Ben de ona inat bir başka erkekle çıktım. Ama o erkekle çıkmam fazla uzun sürmedi. O benim sevdiğim çocuk bize geldi. Ben ona önceki gibi davranmıyordum, çünkü ayrılmıştık. Beni öpmeye kalktı, ben izin vermedim. Çünkü ayrılmış gözü ile bakıyordum.Bana işleri çok yoğun olduğu için arayamadığını söyledi. Yeniden çıkmaya başladık. Bu çıktığımızı kimse bilmeyecekti, o gidip benim eski çıktığım çocuklara söylemiş. Zaten o da uzun sürmedi, çünkü bir kızı seviyormuş. O kız benden güzeldi. Madem başkasını seviyorsun, herşey bitsin ayrılalım dedim. Bitmesini de istemiyor, o kızla şuan çıkmıyor, ama eninde sonunda o kızla çıkacakmış. Daha önce çıkıp ayrılmışlar, ne o kızdan vazgeçiyor ne de benden.
Ne yapmalıyım? , çünkü ne yapacağımı bilemiyorum.
yine yeniden
Evet. sonunda yeniden yazıcam ve bu sefer gercekten yazıcam. yane inşallaaa....
I´m Going To Tell You A Secret
Aslında bu yazıyı yazmaya 2 hafta önce karar verdim. Ancak yoğun çalışma tempom nedeniyle henüz fırsat bulabildim (büyük yalan ama). Neyse İf Ankara Film Festivali özel gösteriminde ( çağırdılar da) izleme fırsatı bulduğum Madonna´nın Re-Invention (2004) turnesi boyunca gündelik hayatını görüntüleyen (ki bana göre yer yer gündelik hayattan sapıp oyun içinde oyunlara (ne demekse) dönüşen) ve şimdilerde kocası olan Gay Ritchie (ki bir harften bişi olmas) ve çocuklarıyla olan ilişkisine de tanık olmamızı sağlayan bir film.
Gereksiz ve uzun bu bilgilendirme girişinden sonra gelelim konumuza;
Kraliçe (1) , Maddy , Madonna ya da Madonna Louise Veronica Ciccone.....
(1) Filmden kızıyla bir sahne
"Madonna: Seviyor musun beni?
Leon: Evet anne
Madonna: Peki en büyük kim?
Leon: Sensin anne
Madonna: Neyim ben?
Leon: Kraliçe! "
16 Ağustos 1958 doğumlu, amerikalı, beyaz, katolik bir ailenin 8 çocuğundan biri.
Bu kadar mı? Elbette hayır.
Duygulu, sevecen ve seksi. Özgür, bağımsız, uçarı ve maceracı. devam edelim. Dünya yıldızı olmaya yazgılı. Sorumluluk üstlenen, sevgisi ve sorumluluğu gereği saldıran ve koruyan. Gereksinimlerin, çalışmanın, verimin, gücün, tutkunun ve ihtirasın doruğu bıla bıla bıla bıla ( abartmayalım daha fazla)
Zamanında tatlı fabrikasında işçilik ve bir restorantta garsonluk yaparak da bir yıldızın geçmesi gereken, kaderin o; taşlı ve dikenli yollarını da aşaraktan tam da bütün bunlarla birlikte bir taraftan da gitar ve piyano dersleri almaya başlayan bir kadın.. Daha sonra yerel klüplerde şarkı söyleyip geçimini sağlarken bir yandan da şarkı sözü yazmaya başlıyor. Bir iki single denemesinden sonra asıl patlamayı yaptığı "Lucky star" ve "Borderlin"i çıkarıyor. Tabi bu patlamayı yapmasındaki en büyük etken yaramaz sahne gösterileriyle izleyenleri etkilemeyi başarmış olması.
Sonrası hiç eskimeyen, kendini sürekli yenileyen ve gerçekten her defasında farklı ve muhteşem showlar hazırlayan (neden bilmem ama zencili olanı sevmemiştim), ayrıca pekçok filmde oynayan, kitap yazan, çektiği kliplerle ortalığı karıştıran, arada iki kez evlenip bir kız ki adı Leon ve şimdiki kocasından da bir erkek ki adı Rocco (ki neyi ima etmeye çalıştığını anlamadım. zira bir lolipop markası ve tabi bir de sosyal içerikli filmlerde iri yarı adamı başarıyla oynnayan bir aktör) çocuk sahibi olan bir kadın
Filme gelirsek daha önceden dediğim gibi 2004 Re-Invention turnesi boyunca geçen, 1991 yılında çığır açıcı olarak nitelendirilen "In Bed With Madonna" filminin bir bakıma devamı niteliğinde kocası, çocukları ve dansçılarıyla arasındaki ilişkileri inceliyoruz. Arada prodüktörü ile Tanrı ve inanç üzerine konuşuyor, beste yapıyor, tüm bunlarla birlikte kafasını kurcalayan varoluşsal sorunlardan bahsediyor. Zaman zaman provakasyon da yapıyor (İsrail-Filistin sorunlarına dair) ve tabi ki müzik ve dans ziyafeti...
günün birinde dünyaya bi madonna daha gelecek mi?
Filmden bir sahne:
Madonna: " I renounce the material world. The physical world. The world of illusion, that we thin is real. We live for it, we´re enslaved by it. And it will ultimately be our undoing."
"Maddiyat dünyasını reddediyorum. Fiziksel dünyayı. Gerçek olduğunu sandığımız illüzyon dünyasını. Onun için yaşıyoruz, ona tutsağız. Ve en nihayetinde sonumuzu getirecek."
yararlanılan:
Blue Jean dergisi Aralık 1994 yıl:8 sayı:12
İf İstanbul 5 AFM/Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali
yazı
bir aileniz vardır, artık içinde bir tek siz kalmışsınızdır. herkesin devam etmeye sizi zorladığı hayat, aynı hayat değildir artık. bir ilişkiniz vardır, içinde siz yoksunuzdur. oksijen tüpüyle sigaraya kosacak kadar yorulmusdur ruhunuz savasmaktan.bir inancınız vardır, içinde tanrı yoktur. sacınızın bir telinden haberdar olan tanrı, tüm saçlarınız döküldüğünde hiç ağlamamıştır.
uzun ömürlerinizin kısacık anlarında yön değiştiriverir herşey. Tüm sıfatlar anlamını kaybeder. uzun, kısa ve de anlamsızdır. bir duygularını kalır elinizde tanımlayamadığınız ve belkide tanımlamanız gerekmeyen.. tanımadığınız bir adamın kalbiyle bağlandığınız kadın için son şansınızı harcayabilirsiniz. kendinizden başka af dileyecek biri kalmayınca kendinizi mahkum edebilirsiniz. hiç tanımadan öldüğünüz milyarlarca insan varken, tanışmayı ummadıklarınızı öldürebilir, onlar için ölebilir ya da yenilerine gebe kalabilirsiniz.
sizi neyin bir araya getirdiği önemli midir artık?
hastalıgım
varoluşşal boşluk, 20.yy yaygın olgusu. gerçek bir insan olduktan sonra, yaşadığım iki yönlü bir kayıp sözkonusu olabilir. bunlardan ilki geçmiş zaman olurki zamanlarına dayanıyor; hani insanlık tarihinin en başlarına. bir hayvanın davranışlarını belirleyen ve güvence altına alan bazı hayvanca içgüdülerimi kaybetmişim. ne varki bununla bitmiyor. birde son gelişme döneminde, davranışlarımı yönlendiren gelenekler hızla azalmakta, dolayısıyla bir başka kayıp daha sözkonusu: hiçbir gelenek bana ne yapmam gerektiğini söyleyemez! bazen neyi arzuladığımı bile bilmiyorum. Bunun yerine
şimdi söyleyin bana ne kadar ömrüm kalmış?